
Merhaba Kristen, İspanya ile ilgili en çok neyi sevdin? Ve kendini burada yaşarken hayal edebiliyor musun?
Madrid benim en sevdiğim şehir, ama burada çok az zaman geçirdim. Burada kalıcı olarak yaşamak nasıl olur bilmiyorum. Geçen sefer buraya gelişimde 2 gün boyunca uyumamıştım. Ama bunun sebebi kötü bir kız oluşum değildi. Bu şehir bulaşıcı. Seni kim daha iyi tanımlıyor? Bella Swan mı yoksa Pamuk Prenses mi?
Bunu bana önceki gün de sormuşlardı ve söylemesi zor ama, sanırım ikisinden de bir şeylere sahibim. İkisi de harika kızlar.Favori sayın, rengin ve şarkın nedir?
Favori numaram 8. En sevdiğim renkler çok çeşitli. Şu anda en sevdiğim renk kırmızı. Aynı şarkıyı arka arkaya aylar boyunca dinleyebilirim. Şu anda Bon Iver'dan Towers.Nasıl İspanyolca konuşacağını biliyor musun?
Sadece birazcık, Los Angeles'lıyım ve daha çok konuşmalıyım.Eğer hayatında bir şeyleri değiştirme fırsatın olsaydı yapar mıydın? Ve bu ne olurdu?
Bu zor bir soru. Evcil hayvanlarımın benimle birlikte uçağa binmesini isterdim. Kendimle iletişim kurmak isterdimGenelde hangi müzikleri beğenirsin? Joan Jett'in bir hayranıydım ve The Runaways'i izledim. Söylemeliyim ki oyunculuğun mükemmel, Kristen ne olur hiç değişme!
Ben Los Angeles'ta, arabanda müzik dinleyerek saatler geçirdiğin bir yerde büyüdüm. The Runaways gibi eski grupları seviyorum. The Shins uzun zamandır en sevdiğim müzik grubuydu. Filmi çekerken yaşanan komik bir olayı söyleyebilir misin?
Prens kendine vurmadan ya da baygınlık geçirmeden kolunu kaldıramıyordu. Onun bir atın üstünde olduğu bir sahne vardı ve ayağı takıldı, dövüş sahnesinin ortasında destekle tutturuldu ve hareket edemedi. Ve zırhını giydiği zaman hep bir kaplumbağaya benziyordu. Birkaç kez İspanya'da bulundun. Bulduğun favori bir yemeğin var mı?
En iyi yemeklerimi burada, İspanya'da yedim. Birisi İspanya dediği anda ağzım sulanmaya başlıyor.En sevdiğin film ne?
En sevdiğim bir film yok. Sadece bir tane değil. Pamuk Prenses karakterini oynamak için kendini bunu yapmaya zorladın mı?
Ona dönüşmekte zorlandım. Onun gücü yürekten geliyor. O çok tatlı bir kız ama aynı zamanda korku ona inanılmaz şeyler yaptırıyor. O çok karışık bir karakter.Sence 2012 yılının Pamuk Prenses'i nasıl olurdu?
Filmimizin harika yanı bu, orta çağ atmosferini yansıtmamıza rağmen, onun güçlü olmasını gerektiren zor bir dünya bu. Onu şimdiki zamanımızda görmeyi çok isterim, iddiaya varım ki politikacı olur.Kendi sözcüklerinle bunu fark etmediğin halde birçok insanın rüyalarını süslediğini bilmek nasıl bir duygu, açıklar mısın? Ve benim rüyalarımdan da çıkabilir misin lütfen?
Bu garip. İşimi sevmemin nedeni bir güç yaratmak. Biri benim yaptığım bir şey tarafından etkilenmiş ise bu beni çok heyecanlandırıyor ve beni devam etmem için motive ediyor. Hiç bir filmini orijinal olmayan versiyonuyla gördün mü? (*dublajlı demek istiyor) Anlamadığın yeni bir ses ile ve bir şeyler söylerken kendini görmek nasıl bir duygu? İspanyolca sesini seviyor musun?
İspanyolca sesimi seviyorum. Kendimi bir başka dili konuşurken görmenin nasıl hissettirdiğini bilmiyorum. Bence bu bir oyuncu için aynı. Merhaba, ben seni ve kariyerini bir süredir takip eden İspanyol bir hayranınım ve oynamayı en çok seveceğin karakterin ne olmasını isterdin bilmek istiyorum. Ve neden?
The Deer Hunter'dan Maryl StreepPamuk Prenses'i çekerken en sevdiğin anın neydi?
Bir savaş filmine dönüşüyor. Giderek büyüyor ve sonunda bu çok önemli oluyor. Cesur Yürek'teki konuşma, onun için çok fazla hazırlandım, doğru çıkana kadar yüzlerce kez tekrar yazdık. Benim için, o an her şeyi bırakıp söylediğim her kelimeye inandığım andı.Çeviri: ~FldN
Kaynak: robstenation
*Anlam bozuklukları olabilir, özür dilerim. İspanyolca'dan İngilizce'ye çevrilen bir metin olduğu için zorluk yaşadım.